Doğum Günü ve Özel Günler Bütcesi Planlama
Birkaç yıl önce aralık ayının son haftasında kredi kartı ekstremi açtığımda gördüğüm rakamı hâlâ hatırlıyorum. Ne lüks bir tatil yapmıştım ne de kendime pahalı bir şey almıştım. Sadece iki doğum günü, bir düğün, bir baby shower, yılbaşı hediyeleri ve iki kere "yol üstünde alalım" diyerek girdiğim pastane... Toplamı bir aylık kira kadar tutmuştu. O gün anladım ki benim bütçemdeki delik faturalarda değil, takvimimdeydi.
O tarihten sonra özel günler harcama kalemini bütçemde ayrı bir başlık olarak tutmaya başladım. Kira gibi, fatura gibi, sabit bir gider gibi. Kulağa fazla ciddi gelebilir ama sonuç şu: artık kimsenin doğum günü beni hazırlıksız yakalamıyor ve hediye alırken içimde o "acaba bu ay yetişir mi" sıkıntısı olmuyor. Aşağıda tam olarak nasıl kurduğumu, hangi hataları yaptığımı ve neyi nasıl düzelttiğimi anlatacağım.
Yıllık Kutlama Takvimini Kurmak
Bu işin temeli tahmin etmek değil, saymak. Ben ilk yıl "yaklaşık şu kadar tutar" diyerek başladım ve tam iki kat şaşırdım. İkinci yıl oturup tek tek yazdım, o zaman iş oturdu.
Takvimi baştan sona yazın, tahmin etmeyin
Bir kâğıt ya da basit bir tablo açıp on iki ayı alt alta yazdım. Her ayın yanına o ay içindeki tüm kutlamaları ekledim: aile üyelerinin doğum günleri, yakın arkadaşlar, yıl dönümü, anneler-babalar günü, bayramlar, yılbaşı, kurumsal hediyeler, çocukların öğretmenine alınan küçük şeyler. Sonra bir de "sürpriz" satırı ekledim; çünkü her yıl mutlaka planlamadığım bir düğün, bir nişan ya da bir hastane ziyareti çıkıyor.
Bu listeyi yaparken fark ettiğim şey şuydu: harcamalar yılın içine eşit dağılmıyor. Benim durumumda mayıs ve aralık ayları diğerlerinin üç katıydı. Bunu bilmek, o aylarda başka büyük gideri (mesela araba bakımı) aynı döneme koymamamı sağladı.
Her kutlamaya isim isim üst limit yazmak
Listeyi çıkardıktan sonra her satırın yanına bir sayı yazdım. Burada kendime dürüst olmak zorundaydım: eşime aldığım hediye ile iş arkadaşıma aldığım hediye aynı bütçede olamaz, olmasına da gerek yok. Üç kademe kurdum:
- Birinci halka: eş, çocuk, ebeveyn — en yüksek limit
- İkinci halka: kardeşler, en yakın 3-4 arkadaş — orta limit
- Üçüncü halka: iş çevresi, uzak akrabalar, komşular — düşük limit veya el yapımı/ortak hediye
Bu kademelendirme bana beklemediğim bir rahatlık verdi. Çünkü daha önce her hediyeyi "yeterince iyi mi" diye tartıyordum; şimdi kararı önceden vermiş oluyorum, mağazada duygusal karar vermiyorum. Harcama psikolojisi üzerine okuduklarım da bunu doğruluyor: karar anını satın alma anından uzaklaştırdığınızda harcadığınız tutar ciddi biçimde düşüyor.
Hediyeden başka kalemleri de unutmayın
Benim ilk yıl yaptığım en büyük hata bunu sadece hediye bütçesi olarak düşünmekti. Oysa bir doğum günü kutlamasında hediye toplamın belki yarısı. Kalanı: pasta, dışarıda yemek, ulaşım, hediye paketi ve kartı, çocuk partisi ise mekân ve ikram. Şimdi her kutlamanın yanına iki sayı yazıyorum: hediye ve kutlama. İkisini ayrı görmek, "hediyeye az harcadım ama restoranda patladım" durumunu engelliyor.
Parayı Önceden Kenara Koyma Sistemi
Takvim ve limitler hazır olduğunda geriye tek soru kalıyor: bu para nereden gelecek? Cevabım basit — her ay biraz, ama her ay mutlaka.
Yıllık toplamı on ikiye bölmek
Yıllık toplamımı çıkarınca sayı beni ürküttü, itiraf ediyorum. Ama on ikiye bölünce ortaya çıkan aylık tutar hiç de korkutucu değildi. Aylık bütçemde artık bu kalem, elektrik faturasıyla aynı statüde duruyor. Maaş girdiği gün otomatik talimatla ayrı bir hesaba gidiyor; ben o parayı görmüyorum bile. Otomatik tasarruf düzeninin en güzel tarafı burada ortaya çıkıyor: irade gücüne hiç ihtiyaç kalmıyor.
Ayrı hesap şart, acil fonla karıştırmayın
Bunu ilk denediğimde parayı acil fon hesabımda tutuyordum ve iki ay içinde ikisi birbirine karıştı. Yeğenimin doğum günü hediyesi acil fondan çıktı, sonra acil fonu tamamlamak için başka bir yerden kestim. Şimdi kutlama parası tamamen ayrı bir hesapta duruyor. Acil fon beklenmedik ve kötü olaylar için; kutlama fonu ise tarihi belli, güzel olaylar için. Biri diğerinin yerine geçmemeli.
Kredi kartını araç olarak kullanmak, kredi olarak değil
Hediyeleri kredi kartıyla alıyorum, çünkü puan ve taksit avantajı işe yarıyor. Ama tek bir kuralla: harcadığım tutar zaten kutlama hesabında hazır bekliyor olacak. Yani kart benim için ödeme aracı, borçlanma aracı değil. Bunu ayırt edemediğim dönemlerde ocak ayları hep faiz ödeyerek geçti; şimdi ekstre geldiğinde tutar zaten kenarda duruyor.
Bir de küçük bir alışkanlık ekledim: yıl içinde indirim dönemlerinde birinci halka için düşündüğüm hediyeleri alıp bir dolapta bekletiyorum. Aynı hediyeyi son gün almakla iki ay önce almak arasındaki fiyat farkı, bazen tek başına bir kutlamanın bütçesini karşılıyor.
Son olarak yılın bitiminde on beş dakika ayırıp gerçekleşen ile planlananı karşılaştırıyorum. Nerede sapmışım, hangi limitler gerçekçi değilmiş, hangi kutlamayı bütçesiz geçirmişim — hepsi bir sonraki yılın rakamlarını düzeltiyor. Üçüncü yılda tahminim gerçeğe oldukça yaklaştı.
Bu sistemin bana kazandırdığı asıl şey para değil aslında. Sevdiğim birine hediye alırken aklımdan ekstre geçmemesi. Kutlamanın tadını bozan şey har